ESO VLT Lazer Tomografi İle Daha Net Görüntülere Ulaşılabiliyor.

0
56
görüntülenme

 

ESO’nun devasa boyuttaki Teleskop’u (VLT) Lazer Tomografi sayesinde optik görüntülemeyi geliştirerek Neptün, yıldız kümeleri ve başka gök cisimlerinin daha keskin ve net görüntülerine ulaşmayı başardı. Böylece Dünya’nın atmosferinden kaynaklanan interferans en aza seviyeye indirilerek, daha keskin görüntüler elde edilebildi. Dar-Alan Modu’ndaki çığır açan MUSE cihazı, GALACSI uyarlanabilir optik modülü ile birlikte atmosferin farklı yüksekliklerindeki gürültü etkilerini düzeltmek için bu yeni tekniği kullanabilir. Artık, yeryüzünden gözle görülebilen dalga boylarında NASA/ESA Hubble Uzay Teleskopu’nunkilerden daha keskin görüntüler elde edilebilmesi mümkün. Hassas görüntü keskinliği ve MUSE aygıtının tayfsal yeteneklerinin birleştirilmesi, astronomlara gökcisimlerinin özelliklerini daha önce mümkün olandan daha büyük ayrıntılarıyla çalışma imkanı sağlayacak.

ESO’nun devasa boyuttaki Teleskop’u (VLT) üzerine monte edilmiş MUSE (Çoklu Birim Spektroskopik Kaşifi) aygıtı, GALACSI adındaki uyarlanabilir optik birimle çalışıyor. Bu uyarlanabilir optik aracının (AOF) bir alt birimi olan Lazer Rehber Yıldız Tesisi’nden (4LGSF) faydalanıyor. AOF, VLT Birim Teleskop 4 (UT4) üzerindeki aygıtlar için uyarlanabilir optik özelliği sunuyor. MUSE aygıtı bu yeni araçtan yararlanan ilk aygıttı ve şimdi iki uyarlanabilir optik moduna sahip: Dar alan ve geniş alan modu.

Zemin tabakası modundaki GALACSI aygıtı ile birleştirilmiş MUSE Geniş Alan Modu, teleskopun görece geniş görüş alanının bir kilometre üzerine kadar atmosferik gürültü etkilerini düzeltiyor. Ancak lazer Tomografi kullanan yeni Dar Alan Modu, gökyüzünün küçük bir alanında daha keskin görüntüler elde etmek için teleskopun üzerindeki atmosferin hemen hemen tüm etkilerini düzeltiyor.

Bu yeni becerisiyle birlikte 8 metrelik UT4 teleskopu görüntü keskinliğinin teorik limitine ulaştı ve artık atmosferik bulanıklık tarafından sınırlanmıyor. Görünüşte bunu başarması oldukça zor olan bu yöntem NASA/ESA Hubble Uzay Teleskopu’nunkiler ile kıyaslanabilecek kadar keskin görüntüler elde edilmesini sağlıyor. Yöntem, gökbilimcilere uzak gökadaların merkezlerindeki süper kütleli karadelikleri, genç yıldızlardan fışkıran jetleri, küresel yıldız kümelerini, Güneş Sistemi’ndeki gezegenleri ve onların uydularını ve daha birçok büyüleyici gökcismini eşsiz ayrıntılarıyla araştırma imkanı sağlıyor.

Uyarlanabilir optik, bütün yer merkezli teleskopların karşı karşıya kaldığı, astronomik görüş olarak da bilinen Dünya atmosferinin bulanıklaştırıcı etkisi sorununu düzelten bir tekniktir. Çıplak gözle bakıldığında yıldızların parıldamasına yol açan atmosferdeki gürültü, büyük teleskoplar için evrenin bulanık görüntüleriyle sonuçlanıyor. Yıldızlardan ve gökadalardan gelen ışık atmosferin koruyucu katmanından geçerken kırılır ve gökbilimciler görüntü kalitesini arttırmak için yapay yollarla zeka ürünü teknolojiler kullanmak zorunda kalırlar. Bunu aşabilmek için gökyüzüne 30 santimetre genişliğinde turuncu renkte UT4 üzerine sabitlenmiş bir ışık hüzmesi yansıtılarak üst atmosferdeki sodyum atomları uyarılmakta ve yapay Lazer Rehber Yıldızları yaratılmaktadır. Uyarlanabilir optik sistemleri, bu “yıldızlardan” gelen ışığı şu amaçlarla kullanıyor: Atmosferin gürültü etkilerini saptamak ve saniyede bin kez düzeltme hesabı yapmak, UT4’ün ince ve bozunabilir ikincil aynasını sapan ışığı düzeltmek amacıyla sürekli olarak yeniden biçimlendirmek için komuta etmek. MUSE aygıtı Uyarlanabilir Optik Aracı’ndan yararlanan tek cihaz değil. Başka bir uyarlanabilir optik alt sistemi olan GRAAL halihazırda kırmızı-ötesi kamera HAWK-I ile kullanılmaktaydı. Birkaç yıl içerisinde güçlü, yeni ERIS cihazı da bu teknolojiyi kullanacak.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin